ESWL

ESWL NEDİR?

ESWL; açılımı “Extracorporeal Shock Wave Lithotripsy” dir.Vücut dışında oluşturulan şok dalgalarının vücud içine yönlendirile rek taşa kadar ulaşması ve  kırması esasına dayanır.İlk olarak “Mulvaney” 1953 yılında ultrasonik dalgalar ile lithotripsi yapmıştır.Bu gelişmenin hemen ardından, yine 1953 yılında, “Yutkin” ELEKTRO HİDROLİK LİTHOTRİPTÖR”ü (EHL) keşfetmiş tir.Yapılan araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda ilk kez 1980 yılında “Caussy” tarafından ESWL hastalar üzerinde uygulanmaya başlamıştır.

ESWL cihazları çalışma prensiplerine göre 

  1. Elektro Manyetik,
  2. Piezo-Elektrik,
  3. Elektro-Hidrolik”  Olmak üzre üçe ayrılırlar.

Devamını Oku

BÖBREK KİSTLERİ

BÖBREK KİSTLERİ

En çok doğuştan anormalliklerin göründüğü sistem böbrek ve idrar yollarıdır. Toplumda bu tür fark- lılıklara %15 rastlan maktadır. Yaş ilerledikçe  50 yaş  üzerinde renal kistler  %30-50 görülür.  % 10 tek taraflı ve tek kist, %5 ‘ inde iki taraflıdır. bu kistler anne karnında böbreğin gelişmesini sağlayan kanalların kalıntılarından oluşurlar. Kistlerin içi şeffaf sıvı ile doludur. Böbrek Kistler yan tesir yapmadıkça tedavi edilmezler ama takip edi-lirler.6-12 ayda bir ultra sonografi yapılarak izlenmelidirler. Kistler çok nadiren tümöre dönüşür veya kist duvarından tümör gelişebilir.Basit Böbrek Kistinde :%2.5-7 malinite gelişebilir, otopsilerde bu oran%3-15 olarak saptanmıştır. Renal kistlerin tümörlerden ayırt edilmesi çok önemlidir.

Devamını Oku

NEFRİTLER

NEFRİTLER

 Her bir böbrekte 1 milyon Nefron (süzme ünitesi) bulunur.Nefron böbreğin çalışan en küçük süzme , temizleme ve madde değişim ünitesidir .Nefron  kabaca çay süzgeçine benzetebiliriz.Süzgeçin sap kısmına küçük borucuk anlamına tübül,çayı şüzen asıl süzgeç kısmına glomerül denir.

 Nefron (süzme ünitesi) şematik yapısı ve idrar oluşumu

Devamını Oku

HEMATÜRİ

İDRARIN KANLI GELMESİ (HEMATÜRİ)

     Hematüri insanlık tarihi kadar eski,birçok hastalıkların ön belirtisi olan önemli bir göstergedir.Halk arasında idrara kan karışması ola rak bilinir.Daha teknik ifade edilirse idrarda kırmızı kan hücrelerinin bulunması kanlı idrar yapmaya neden olur.bir kısım kanamalar sadece mikroskopla görülebileceği (mikroskopik hematüri) gibi diğer kısım ise gözle görülebilir (makroskopik hematüri).İdrar renginin değişimi için 500 cc idrara 0.2 ml kan karışması renk değişimi için yeterlidir.

Devamını Oku

BÖBREK TÜMÖRLERİ

BÖBREK TÜMÖRLERİ

Karnında kitlea,ğrı,halsizlik,idrardan kan gelmesi veya yayılım yaptıkları organlara ait yakınma ile başvururlar.Ayrıca idrar yolu hastalıklarına ait her tür yakınmayı taklit de edebilirler. Olgu­ların yaklaşık yüzde ’unda bu belirtile­rin hiçbiri görülmeyebilir.

  • Toplumda 3.5/100.000 görülürler.
  • Vücutta gelişen tümörlerin yüzde 3-5′i böbrek tümörleridir.
  • 2 erkek erkeğe karşın 1 kadında  görülürler.
  • Çok farklı böbrek tümörleri olsa da  bunların  de  % 85 “ini Hipernefrom (Renal  Cell Carcinom) denen cinsi oluşturur.Beyaz-sarı renkte ,etraf dokulardan ayrılabilen,kapsüllü ,kitle yapan bir tümördür.
  • Bazı böbrek tümörleri ACTH, PTH, Prostoglandin, Eritropoetin gibi hormonlar salgıladıkları bilinmekte.Hastamız nadiren bu hormon artışına bağlı yakınmalar ile başvurabilir. Devamını Oku

BÖBREK TAŞLARI

BÖBREK TAŞLARI

Böbrekler kanı temizlerken organik maddeler ve tuzlar bu faliyetler sonucu oluşan idrar ile atılır.Kalsiyum oksalat,kalsiyum fosfat ,magnesyum amonyum fosfat,cystin,ürat gibi tuzlar belirli koşullarda birleşerek çökelirler,bu çökeltiler sıklıkla da kristalleşerek böbrek taşı oluşumuna neden olurlar.

  • Taşların %90‘ında Kalsiyum,%65‘inde oksalat bulunur.
  • Taşlar 4 mm altında iseler %85-90 kendiliğinden düşebilirler.Daha büyük taşlar ise idrar yollarında tıkanıklık yaparak böbrek çalışmasını bozabilirler.
  • TıkanıklıkEnfeksiyonTaş idrar yolunun üçlü çetesidir..Bu nedenle böbrek taşları ciddiye alınıp erken ve etkin bir biçimde tedavi edilmelidir ki idrar yollarının başına bela olan bu üçlü çete çökertilebilinsin.

BÖBREK İLTİHAPLARI

BÖBREK İLTİHAPLARI

Böbrek ve idrar yollarının mikroplar tarafından tutulması sonucu gelişen klinik tablodur.Yan ağrısı , ateş , üşüme titre me,halsizlik ile kendinigösterir.Olaya alt idrar yolu belirtileri denen idrarda yanma ,sızı ,sık gitmegibi belirtiler de ekle nebilir.2 yaş altında 3 kadına karşın 1 erkekte görülür.10-20 yaş grubu bayanlarda iltihaplanma riski daha yüksektir.Erkekler de ise idrar yolu iltihabı 60 yaşından sonra artar.

Devamını Oku

DOĞUMSAL ANOMALİLER

ÜROGENİTAL ANOMALİLER

Toplumda sık görülür bu oran yaklaşık %10-15 civarındadır.

Böbrek Anomalileri

  • Tek Taraflı Renal Agenezis:1/500 – 1/1200 oranında görülmektedir.
  • İki Taraflı Renal Agenezis :1/2700 doğumda görülür, Bebek Potter yüzü görünümünde dir ve ölüm mutlaktır.
  • Ektopik Böbrek:Böbreğin normal yerleşkesinde olmamasıdır.%64 pelvik(kemik çatı), %28 abdominal(karın içiherhangi bir pozisyonda), %8 iliac(kemik çatı biraz yukarısında).
  •  Kros Renal Ektopi: Böbreğin karşı tarafa geçip konuçlanmasıdır.1/2000 vakada görülür.

  •  Renal Kistler:50 yaş üzerinde renal kistler %30-50 bgörülür.

  • Renal Hipoplazi :Böbreğin doğuştan küçük olması.1/500 görülür.Burda sol böbrek küçüktür.Aynı hastada tek bölme olan mesanenin ikiye bölük olduğunu görüyoruz.

  • Atnalı Böbrek :Füzyon Anomalisi:Her iki öböreğin alttan kaynak yapmasıdır.: 1/600 – 1/1800
  • PKB :Otopsilerde 200-1000 vakada görülür.

            a)İnfantil PKB:1/250 (1/600-1400) ,çekinik karekter geçişlidir. görülür.            

             b)Erişkin PKB:1/283 (1/200-1000) baskın karekter geçişlidir.

Kr Böbrek yetmezliğinde %5 PKB sorumludur.Tübüler epitelde aşırı hiperplazi,yer yer dilatasyon vardır. Na,K,Cl,H, Organik anyon ve katyon geçirgenliği devam eder .Basit Böbrek Kisti:%2.5-7 malinite gelişir Otopsilerde %3-15 görülür. Bazı serilerde 40 yaşında %24, 50 yaşında %50 renal kist saptanmıştır.

  • Üretero pelvik obstrüksiyon:  0-6 ay arası ve 5 yaşından sonra insidansı artar. bu hastalık  solda daha fazladır.  1/5 oranında iki taraflıdır.

     

 Mesane: Extrafi Vezikalis: İdrar kesesi ön duvarının olmaması halidir.1/40.000 görülür.

  •  Patent Urrakus:Göbek kanalının doğumdan sonra da açık kalmasıdır.
  • VUR:İdrar akımının işeme esnasında üreterlerden böbreğe doğru kaçışına denir.VUR ileri durumlarda de renal skar oluşur.

VUR  nedenleri:

  1. Doğutan
  2. Trauma
  3. Enfeksiyon
  4. Nörojen Mesane
  5. Mesane Tümörü
  6. İnfra Vezikal Obstrüksiyon

Tedavi

  1. Enfeksiyon ile mücadele edilir
  2. Üriner sistemde back pressure düşürülmeye çalışılır
  3. ÜVB  de yetersizlik var ve hafif derecede ise enjeksiyon materyeli Uygulamak.
  4. Üretero neosistostomi ameliyatı yapmak:Aşşağıda değişik tekniklerden söz edilmekte
Üretra anomalileri
  •  Hipospadias: TİPU:Üretra proksimalden distaline kadar alanda uygulanır.-Tübülarizasyona ilave glanduloplasti de yapılmalı. Üretral plate değeri son yıllarda anlaşılmıştır,ektopik meadan glansa doğru uzanan bir mukoza parçasıdır.Önceleri chordea ne deni ile eksize edilirdi. ü Meatal darlık %1-3 gö ü Stür materyali üretral darlık ve fistül oranını etkiler.Yakın zamana kadar sıklıkla kullanılan Vicryl (Poli flament poly glaktin) ‘ e göre PDS(Mono flament polidiaksone) ‘ nin daha az yan tesiri olduğu anlaşılmıştır. Aşağıda örnek bir onarım tekniği gösterilmektedir.

  •   Epispadias:1/30.000 doğumda görülür.İdrar deliği yukarı doğru açık kalmıştır. :1/20.000 erkekte sexual gelişim anomalisi olur.Hz-Ht-Gn aks 1-2ayda pik seviyesinde hormon salgılar.X kromozomu pasiftir.Y kromozomu aktif tir, regülatör rol oy-nar,sitotoksiteden sorumludur, erkek gelişimini sağlar.Normal gonodal farklaşma testesteron sentezi ile olur.Erkekte Testes teron 10 misli fazladır.Aşağıda örnek bir onarım tekniğ gösterilmiştir.
İnterseksualite:

Her kişi, ya erkek ya da dişi olarak doğar, çünkü döllenme anında bu özellik, seks kromozomlarınca saptanmıştır. Buna rağmen, cinsel or­ganları anormal olup da, sdece dış görünüşe göre cinsiyet tayini yapılamayacak ço­cuklar vardır.Konu son derece  uzun ve karışıktır.Bu tür hastalar üroloji uızmanı,endokrinolog,genetik uzmanı ve psikiyatri uzmanı tarafından oluşturulan bir kurulda değerlendirilmelidir.

X kromozomu pasiftir. Y kromozomu aktiftir ve  regülatör rol oynar, sitotoksiteden sorumludur, erkek gelişimini sağlar.Normal gonodal farklaşma testesteron sentezi ile olur. Erkekte ,testesteron 10 misli fazladır.Bebeğin cinsiyeti inanılmasının  aksine erkek tarafından belirlenmektedir.

Cinsellik;  gelişimi yukardaki 4 basamaktan geçerek oluşumunu tamamlar. Klinik olarak cinsel gelişim hastalıkları çok geniş yelpazede incelenebilir.Biz burada sadece ana hatlarıyla konuyu değerlendirdik

Almanyada doğumların 2.2/10.000 ‘ünde  cinsel organları görünüşte tam erkek veya tam kadın tipi farklanma eksikliği görülür. 1/16.000 doğumda görünüşte cinsel farklaşma eksikliğinin  böbrek üstü bezinde sentezlenen cinsel hormon bozukluklarında bağlı olduğu anlaşılmıştır.

1 bedende 2 cinsiyete/_np/5476/8195476.jpg Hermafroditizm denir. Mitolojide Hermafrodit, Hermes ile Afrodit’in Ares’ten gizledikleri çocukları olarak bilinir. Afrodit, o doğar doğmaz, Ares’in öfkesinden ve nefretinden koruyabilmek için İda Dağı’ndaki perilere emanet bırakır.
Konuyu seksual  rahatsızlık hastalıkları başlığı altında incelemek daha doğru olur.

1.  Male Pseudo Hermafdrodit

2.  Female Pseudo Hermafdrodit

3.Tru Hermafrodit diye üçe ayrılarak incelenebilir.


 

Yukarıda penil proksimal,mid penil hipospadiastan belirsiz genital organ gelişimine kadar değişik genital farklanışı görmektesiniz.

Hermafrodit:  Bu durumun nedeni, em­briyon döneminde, yumurtalık ve erbezi dokularının normal farklılaşmaya uğra­mamış olmasıdır. Bundan ötürü, bazı ço­cuklarda hem erkek, hem dişi cinsiyet organları (gonadlar ve dış organlar) var­dır. Aslında, üç sınıf hermafrodit görü­lür: 1. Hâkim gonadların cinsi, hücrenin cinsiyel kromozomlarına uyar; 2. Hâkim gonadların cinsi, hücre cinsiyet kromo­zomlarına uymaz; 3. Gonadların cinsi tayin edilemez.
Gerçekte, kimsenin cinsiyetini değiş­tirmesi mümkün değildir, fakat bir cin­siyetin özelliklerini, plastik cerrahî ile yok edip, diğerini bırakmak mümkündür ve bu tedavi, hormon uygulamasıyla des­teklenebilir. Bununla birlikte, hücre çe­kirdeğindeki cinsiyet kromozomlarını, hiçbir şekilde değiştirmek olanağı yok­tur.